🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor. 🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor.

Aramak istediğiniz içeriği yazın

Süper Admin

Süper Admin

Doğrulanmış Yazar
26 Yazı
14 Okunma
0 Yorum

Cihat: Kavramsal Çerçeve, Tarihsel Tecrübe ve Modern Algıdaki Dönüşümler

Yazar: KÜRŞAD BERKKAN

Özet: Bu makale, İslami literatürün en merkezi ve aynı zamanda en çok tartışılan kavramlarından biri olan cihat üzerine kapsamlı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Çalışma, kavramın lügat köklerinden ve Kur'an-Sünnet'teki terminolojik kullanımından başlayarak, İslam hukuku (fıkıh) geleneği içinde nasıl kurumsal bir hükümler bütününe dönüştüğünü inceleyecektir. Tarihsel süreçteki uygulama çeşitliliği, tasavvufî yorumlar ve nihayet modern dönemde yaşanan radikal anlam daralmaları ile siyasi araçsallaştırılma süreçleri ele alınacaktır. Makale, cihat kavramının, "kutsal savaş" gibi indirgemeci tanımlamalarla anlaşılamayacak kadar kompleks ve çok katmanlı bir olgu olduğu tezini savunacaktır.

Anahtar Kelimeler: Cihat, İslam hukuku (fıkıh), savaş ahkâmı, içtihad, tasavvuf, nefs mücadelesi, modernizm, siyasal İslam, terör.

Giriş

Cihat (جهاد), "gayret etmek, çaba sarf etmek, zorluklara karşı koymak" anlamlarına gelen "c-h-d" (جهد) kökünden türemiş bir mastardır. İslami ıstılahta ise, dinin emirlerini yerine getirmek, kötülükleri defetmek veya İslam toplumunu (dârü'l-İslam) savunmak gibi meşru bir gaye uğruna kişinin tüm maddi ve manevi imkanlarıyla sarf ettiği üstün çabayı ifade eder. Kavram, en dar anlamıyla "silahlı mücadele"yi (kıtâl) içermekle birlikte, asla ona indirgenemez. İslam geleneğinde cihat, "büyük cihat" (nefse karşı mücadele) ve "küçük cihat" (dış düşmana karşı fiziki mücadele) şeklinde bir tasnife de tabi tutulmuştur.

1. Lügat Kökleri ve Kur'an-Sünnet'teki Anlam Yelpazesi

Kavramın kök anlamı "çaba"dır. Kur'an-ı Kerîm'de, bu geniş anlam yelpazesini görmek mümkündür:

Nefsî/Manevî Cihat: "Bizi doğru yola ilet... bize katından bir velî (koruyucu) gönder ve bize katından bir yardımcı gönder" (Nisa, 4/75) şeklindeki dua ve sabır da bir cihat olarak nitelendirilir.Mal ile Cihat: Allah yolunda infak etmek (Tevbe, 9/41).Söz/Dil ile Cihat: Hakikati anlatmak, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak (emr-i bi'l-ma'rûf nehy-i ani'l-münker) (Furkan, 25/52).Fiilî/Silahlı Cihat (Kıtâl): Zulme uğrayanları savunmak, dini özgürlüğü korumak veya saldırıyı defetmek amacıyla (Bakara, 2:190) savaşa izin veren ayetlerde kullanılır.Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hadislerinde de bu kapsam genişliği korunmuş; "Mücahid, Allah yolunda cihat edendir. Muhacir de Allah'ın yasakladığı şeyleri terk edendir" (Buhârî) ifadesiyle, cihattan daha üstün bir fiil olarak "hacret" (kötülükleri terk) işaret edilmiştir.

2. Fıkıh Geleneğinde Kurumsallaşma: Ahkâmü'l-Cihâd

Klasik İslam hukuku (fıkıh), cihat kavramını öncelikle devlet yönetimi (siyer) ve milletlerarası ilişkiler bağlamında, "ahkâmü'l-cihâd" (cihat hukuku) altında sistematize etmiştir. Bu sistemdeki temel ilkeler şunlardır:

Meşru Sebep (İllet): Cihat, salt yayılmacılık (istila) için değil; def‘-i saldırı (def‘), dini özgürlüğü temin, mazluma yardım ve fitnenin ortadan kaldırılması gibi meşru sebeplerle mübahtır.Yetki (Ulü'l-Emr): Toplu bir silahlı cihat eylemi, İslam devletinin meşru lideri (halife/imam) veya onun yetkilendirdiği komutanın izni ve organizasyonu ile yürütülür. Fertlerin kendi inisiyatifleriyle başlatması (ta‘nîd) caiz görülmemiştir.Hedef Ayrımı (Muharip-Gayr-i Muharip): Savaşan askerlerle (muharip), sivil kadınlar, çocuklar, yaşlılar, din adamları ve tarımla uğraşanlar (gayr-i muharip) arasında kesin bir ayrım yapılması esastır. Ağaçların yakılması, hayvanların öldürülmesi yasaklanmıştır.Davet Önceliği: Savaş öncesinde karşı tarafa İslam'a davet veya en azından barış teklifi (davet) sunulması gerekliliği.Bu hükümler, cihatı bir "vahşet" veya "sınırsız şiddet" eylemi olmaktan çıkarıp, ilkeli ve hukukî bir çerçeveye oturtmayı amaçlamıştır.3. Tasavvufta İçselleştirme: Nefs ile Cihad

Tasavvuf geleneği, cihadın en üstün mertebesinin "nefs-i emmâre" ile mücadele olduğunu vurgulamıştır. "Büyük cihat" olarak adlandırılan bu mücadele, kişinin bencil arzularını, hırsını, öfkesini ve kötü huylarını terbiye etme sürecidir. Bu yoruma göre, dış düşmana karşı verilen savaş ("küçük cihat"), ancak bu içsel arınma ve disiplin ile sahih bir niyete ve etik zemine kavuşabilir.

4. Modern Dönemde Algısal Kırılma ve Siyasallaşma

19. yüzyıl sonrasında, Batı sömürgeciliği karşısında Müslüman dünyanın yaşadığı askeri ve siyasi yenilgiler, cihat kavramında radikal bir dönüşümü tetiklemiştir:

Savunmacı ve Direnişçi Söylem: Cihat, artık klasik "fütûhat" (açılış) mantığından çok, işgale karşı direniş (mukâveme) ve bağımsızlık savaşı olarak yeniden tanımlanmıştır. Afganistan'daki İngiliz/Sovyet işgaline karşı verilen mücadeleler bu bağlamda zikredilir.Bireyselleştirme ve Yetki Dağılması: Modern ulus-devletlerde "meşru lider" (imam) otoritesinin kaybı, "cihat farz-ı ayn oldu" fetvalarının ortaya çıkmasına ve bireylerin veya küçük grupların kendi içtihadlarıyla silahlı eylem başlatmasına zemin hazırlamıştır.İdeolojik Araçsallaştırma (Selefi-Cihadî Hareketler): 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Seyyid Kutub'un fikirlerinden etkilenen radikal hareketler, cihat kavramını mevcut tüm Müslüman toplumları ve yönetimleri "cahiliye" ile suçlayıp devirmeyi hedefleyen devrimci bir ideolojiye dönüştürmüştür. Burada cihat, geleneksel "dârü'l-harb/dârü'l-İslam" ayrımını aşarak, "hak-bâtıl" mücadelesinin sınırsız bir alanı haline getirilmiştir. Bu anlayış, El-Kaide ve IŞİD gibi örgütlerin, sivil hedeflere yönelik kitlesel şiddet eylemlerini "cihat" olarak meşrulaştırmasının teorik zeminini oluşturmuştur.GENEL DEĞERLENDİRME

Cihat kavramı, İslam düşünce ve eylem tarihi boyunca sürekli bir gerilim ve yorum alanı olagelmiştir. Bir taraftan, ilkeli ve insani bir savaş hukukunun erken dönemde tesis edilmesine öncülük eden bir doktrin; diğer taraftan, en vahşi şiddet eylemlerini haklı çıkarmak için araçsallaştırılan bir söylemdir. Bu ikili görünüm, kavramın kendisinden ziyade, onu tarihsel ve siyasi bağlamından koparak yorumlayan zihniyetlerle ilgilidir.

Günümüzde, cihat üzerine yapılacak her ciddi analiz, şu üç katmanı birbirinden ayırt etmek durumundadır:

Dinî-Tarihsel Temel: Kur'an, Sünnet ve klasik fıkıh mirasındaki ilkeler, kısıtlamalar ve ahlaki çerçeve.Tarihsel Tecrübe: Müslüman toplumların farklı zaman ve coğrafyalarda bu ilkeleri nasıl uyguladığı veya sapmalar gösterdiği.Modern Siyasi İdeoloji: Çağdaş siyasi koşullar, travmalar ve çatışmalar tarafından şekillendirilmiş, çoğu zaman birinci ve ikinci katmanla bağı kopmuş olan radikal söylemler.Bu ayrım yapılmadığı sürece, ne cihat kavramının İslam geleneğindeki yerli yerine oturtulması, ne de onun istismar edilmesiyle mücadele etmek mümkün olacaktır. Müslüman entelektüellerin önündeki en büyük görevlerden biri, bu kavramı, hem terör söylemlerinin elinden kurtarmak, hem de onu pasifist bir özümsemeye tabi tutmadan, aslî anlam ve amaçlarına uygun, çağdaş bir etik ve hukukî dil ile yeniden ifade etmektir.

KAYNAKLAR

Kallek, C. (1993). "Cihâd". Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. Cilt 7, ss. 527-531.Peters, R. (1996). Jihad in Classical and Modern Islam. Princeton: Markus Wiener Publishers.Bonner, M. (2006). Jihad in Islamic History: Doctrines and Practice. Princeton: Princeton University Press.Firestone, R. (1999). Jihad: The Origin of Holy War in Islam. New York: Oxford University Press.Sönmezsoy, Selim. (2017). Kur'an'da Savaş ve Barış. Ankara: Ankara Okulu Yayınları.Ayubi, Nazih. (1991). Political Islam: Religion and Politics in the Arab World. London: Routledge. (İlgili bölümler).Elik, Hasan. (2019). "Modern Dönemde Cihat Söylemleri ve Selefi-Cihadî Hareketler". İslami Araştırmalar Dergisi, Cilt 32, Sayı 2, ss. 345-367.KÜRŞAD BERKKAN

Yorumlar (0)

Yorum için giriş yap.

Link kopyalandı!