Şimdi yükleniyor

Bunu uygula ve Kuantum Bilinç İle Yaşamını Değiştir!

Bunu uygula ve Kuantum Bilinç İle Yaşamını Değiştir!

Bunu uygula ve Kuantum Bilinç İle Yaşamını Değiştir!

Merhaba dostlar, hoş geldiniz!

Evren, büyük, karmaşık ve kompleks bir yapı.

Bugün kuantum teorisi ile bilim insanları evreni yeniden anlamlandırmaya çalışıyorlar.

Geçmişin masalları dediğimiz pek çok şey, bugün kuantum teorisiyle mümkün hale geliyor.

Tüm bunların yanı sıra, kuantum ile zihin yapımız arasında da önemli bir bağ var.

Bu, aslında oldukça ilginç bir konu çünkü her birimiz, bu büyük evrende kendimize ait bir parçaya sahibiz.

Öncelikle, geleneksel bir bakış açısı olan Newtoncu dünya görüşüne bir göz atalım.

Bu perspektife göre, evren belirli yasalara tabi, yerçekimi gibi fiziksel kurallarla yönetilen bir mekanizma olarak kabul edilir.

Ancak, bu düşünce tarzı, kuantum fiziği ile karşılaştığında geçersiz, ya da yetersiz kalıyor.

İşte burada, kadim bilgeliklerin ve kuantum fiziğinin ilginç bir kesişim noktası ortaya çıkıyor.

Mesela Hallaç’ı Mansur evrenin holografik bir yapıya sahip olduğunu ve bilincimizin yaratıcı bilinç ile dizayn edildiğini söylerken, ünlü filozof Hermes’in ise Antik Çağ’dan aktardığı bilgiler, evrenin holografik bir matrise benzediğini ve bilincimizin bu matrisi şekillendirdiğini öne sürüyor.

Kuantum fiziği de aynı doğrultuda, gözlemcinin bilinci tarafından şekillendirilen bir gerçeklik olduğunu söylüyor.  

Yani, aslında dünya, düşüncelerimiz ve bilincimiz tarafından belirlenen bir yansıma alanı gibi.

Bu noktada, Nevıl’ın dördüncü boyutlu düşünce teorisine bir göz atalım.

Bu teori, dördüncü boyutun, üç boyutlu varlığımız için sonsuz yaşam olasılıklarını içeren bir kaynak olduğunu öne sürüyor.

Biraz daha açmak gerekirse,

Dördüncü boyut, genellikle zaman ve mekanın ötesinde bir gerçekliği temsil eder. Neville’e göre, bu boyut, üç boyutlu varlığımızın algılayabileceği sınırları aşan bir alandır. Burada, geçmiş, şimdi ve gelecek bir araya gelir ve potansiyel yaşam senaryolarının bulunduğu sonsuz bir alan mevcuttur.

Dr. Joe Dispenza da, kuantum fiziği bağlamında, varlığımızın potansiyel sonuçlarla dolu sonsuz bir alanda bulunduğunu vurguluyor.

Yani, her birimiz, bu kuantum alanında birçok farklı yaşam senaryosunun zaten var olduğu bir alanda bulunuyoruz.

Bu bir bakıma bize paralel evren konusunu da hatırlatıyor değil mi?

Peki, bu durumda bir soru ortaya çıkıyor:

Hangi yaşam senaryosunu deneyimleyeceğiz?

İşte bu noktada, kendi içsel durumumuzun ve bilincimizin önemli bir rol oynadığını görebiliyoruz. Neville’in de vurguladığı gibi, her şey yanıt verir.

Yani, kendi dünyamızı istediğimiz gibi oluşturma özgürlüğümüze sahibiz.

Aslında yüce kitabımız Kur’an’da bize bununla ilgili bazı ayetlerde örnekler verir, mesela “başınıza gelenler kendi elleriniz ile yaptıklarınız yüzündendir der Şura suresi 30 ayeti.

Ancak, bu süreç bazen karmaşık ve zorlu görünebilir.

Russell Canwell’in “Ekrıs of Daymıns” hikayesi, aradığımız şeyin genellikle bize en yakın yerde olduğunu hatırlatıyor.

Bu, içsel durumumuzu ve düşünce kalıplarımızı değiştirerek, dış koşulların da değişebileceğini anlamamızı sağlar.

Bu noktada, ayna metaforu devreye giriyor.

Bir ayna, önüne koyulanın doğrudan bir yansımasıdır.

Eğer aynaya olumsuz bir bakış açısıyla yaklaşırsak, yansıma da bize bu şekilde geri döner.

Ancak, özgürlük ve sınırsız olasılıkları benimseyen bir perspektife geçtiğimizde, ayna sahnemiz dramatik bir şekilde değişir.

Nihayetinde, yaşamımızdaki engellerin ve zorlukların sadece dışsal değil, aynı zamanda içsel bir yansıma olduğunu anlamak önemlidir.

İçsel diyaloglarımız, inançlarımız ve duygularımız, dış dünyayı şekillendiren güçlü araçlardır.

Bu nedenle, kendi iç dünyamıza odaklanarak, dış dünyada da istediğimiz değişiklikleri gerçekleştirebiliriz.

Umarım bu keşif yolculuğu, sizlere içsel bir farkındalık ve değişim getirir.

Unutmayın ki, her birimiz kendi yaşam senaryomuzu oluşturma gücüne sahibiz.

Kendinize güvenin, düşünce ve duygularınızı yönlendirin, ve hayatınızı istediğiniz gibi oluşturmaya çalışın.

Yorum gönder