🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor. 🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor.

Aramak istediğiniz içeriği yazın

Bana yaz Bay Bilge
Kürşad BERKKAN

Kürşad BERKKAN

Doğrulanmış Yazar
9Yazı
3Okunma
0Yorum

Kumun Üzerindeki On Altı İşaret: Remil Neden Basit Bir Fal Değildi?

Bir avuç kumun üzerine gelişigüzel noktalar koyuyorsunuz. Sonra bu noktaları tek ve çift oluşlarına göre ayırıyor, ortaya çıkan şekilleri başka şekillerle birleştiriyor ve sonunda on altı temel işaretten meydana gelen bir tabloya ulaşıyorsunuz. Bugünün insanına bu anlatıldığında ilk tepki çoğu zaman aynı oluyor: “Bu bildiğimiz fal değil mi?” İşte mesele tam burada karışıyor. Çünkü İslam coğrafyasında ilmü`r-remel yahut ilmü`l-raml adıyla tanınan remil, tarih boyunca yalnızca rastgele işaretlere bakıp geleceği söylemekten ibaret görülmedi; kendi hesap kuralları, şekilleri, haneleri ve yorum sistemi bulunan son derece düzenli bir yapı hâline getirildi.


Remil kelimesinin kökünde “kum” vardır. Uygulamanın eski biçimlerinde kum üzerine sayısı önceden bilinmeden noktalar veya çizgiler bırakılıyor, bunların tek ya da çift oluşundan şekiller çıkarılıyordu. Daha sonra kâğıt, kalem ve hatta özel mekanik araçlar kullanılmaya başlandı. Bugün müzelerde bunun şaşırtıcı örneklerini görmek mümkün. British Museum koleksiyonunda bulunan ve 13. yüzyıla tarihlenen metal bir remil aleti, bu yöntemin yalnızca halk arasında kulaktan kulağa dolaşan basit bir uygulama olmadığını göstermesi bakımından oldukça dikkat çekicidir. Döner parçalarla işaret kümeleri üreten böyle bir cihazın yapılmış olması, remilin belirli çevrelerde ne kadar sistemleştirildiğini tek başına anlatıyor.


Fakat burada hemen bir sınır çizmek gerekiyor. Tarihte bir sistemin ayrıntılı biçimde geliştirilmiş olması, onun geleceği gerçekten bildiğini bilimsel olarak kanıtlamaz. Remilin kehanet iddiası bugün deneysel bilim tarafından doğrulanmış bir olgu değildir. Buna karşılık “tamamen rastgele birkaç çizgiden ibaretti” demek de tarihî yapıyı küçültmek olur. Çünkü yöntemin matematiksel tarafı gerçekten vardır: Dört sıranın her biri tek veya çift olarak iki ihtimal verdiğinde 2 üzeri 4, yani on altı farklı temel şekil ortaya çıkar. İlk şekillerden diğerlerinin belirli kurallarla türetilmesi ise sistemi rastgele başlayan fakat sonrasında algoritmik ilerleyen ilginç bir yapıya dönüştürür.


Bence remili bugün yeniden ilginç hâle getiren nokta da tam burasıdır. İlk veri rastgele üretilirken devamındaki işlemler kurallıdır. Yani uygulayıcı her aşamada kafasına göre yeni bir şekil çizmez. Başlangıçtaki işaretlerden “anneler”, ardından bunlardan türetilen başka figürler, şahitler ve nihai hüküm figürü meydana gelir. Modern matematik açısından bakıldığında bu işlemlerin tek-çift mantığı ve ikili yapı üzerinden incelenebilmesi mümkündür. Nitekim çağdaş akademik çalışmalarda remilin modüler aritmetik ve algoritmik yapı açısından ele alınması da bundan kaynaklanıyor. Bu durum remilin gaybı bildiğini ispatlamaz; fakat kadim bir kehanet yönteminin içinde düşündüğümüzden daha belirgin bir hesap mimarisi bulunduğunu gösterir.


Peki insanlar neden böyle bir yapının görünmeyen bilgiye ulaşabileceğine inandı? İşte burada eski dünyanın kâinat tasavvuruna girmek gerekiyor. Bugün rastlantıyı çoğunlukla anlamsız bir olay olarak düşünürüz. Eski insan ise her zaman böyle düşünmüyordu. Ona göre görünürde tesadüf olan şey, daha büyük bir düzenin küçük bir yansıması olabilirdi. Kum üzerine bilinçsizce bırakılan noktaların değerli sayılmasının arkasında da bu düşünce vardı: İnsan iradesi hesabı bilinçli biçimde kurmadığı için ortaya çıkan düzenin başka bir anlam taşıyabileceği varsayılıyordu. Bu, tarihî ve metafizik bir kabuldür; bilimsel olarak doğrulanmış bir mekanizma değildir.


Remilin İslam dünyasındaki geçmişi hakkında ise kesin konuşmak sanıldığından daha zordur. Geleneksel anlatılarda kökeni çok eski peygamberlere veya kadim hikmet sahiplerine kadar götüren rivayetler vardır. Fakat tarih araştırması açısından rivayet ile belgelenebilir geçmişi birbirinden ayırmak gerekir. Bugün güvenle söyleyebildiğimiz şey, ilmü`l-ramlın Orta Çağ İslam dünyasında yaygın biçimde bilindiği, hakkında Arapça eserlerin dolaştığı ve daha sonra Latin dünyasına aktarılıp Avrupa geomansisinin önemli kaynaklarından biri hâline geldiğidir. Bundan önceki kesin başlangıç noktası ise tartışmalıdır.


İşin daha da ilginç tarafı, remilin Avrupa`ya geçtiğinde ortadan kaybolmaması, aksine yeni bir hayat kazanmasıdır. Arapça metinlerden aktarılan yöntemler Orta Çağ ve Rönesans Avrupa`sında “geomancy” adı altında yeniden işlendi. Şekiller gezegenlerle, unsurlarla ve astrolojik hanelerle ilişkilendirildi; farklı yorum gelenekleri oluştu. Yani bugün Batı ezoterizmi içinde karşımıza çıkan bazı geomansi sistemlerinin arkasında İslam coğrafyasından geçen önemli bir bilgi hattı bulunuyor. Bu ayrıntı genellikle konuşulmuyor; çünkü modern anlatılar Doğu`daki kadim yöntemleri ayrı, Avrupa`daki ezoterik sistemleri ayrı dünyalarmış gibi sunmaya alışkın.


Burada bir başka ayrım daha yapmak lazım. Remil ile ebced aynı şey değildir; cifirle de doğrudan özdeş değildir. Ebced harflere verilen sayısal değerler üzerinden yürürken, remilin çekirdeğinde nokta dizilerinin tek-çift yapısından meydana gelen on altı şekil vardır. Zamanla bu alanların birbirine temas ettiği, astrolojik ve harfî karşılıkların bazı metinlerde sisteme eklendiği görülür. Fakat bugün internette yapıldığı gibi her kadim hesap yöntemini “cifir” adı altında toplamak, tarihî açıdan ciddi bir karışıklık meydana getiriyor.


Daha hassas mesele ise dinî sınırdır. Gaybın mutlak bilgisini insana veren bağımsız bir yöntem bulunduğunu ileri sürmek, İslam düşüncesinin temel gayb anlayışıyla ciddi bir gerilim doğurur. Bu nedenle remil tarih boyunca yalnızca teknik bir mesele olarak değil, meşruiyeti tartışılan bir alan olarak da varlığını sürdürmüştür. Bir yöntemin İslam coğrafyasında uygulanmış olması, onun dinen tartışmasız kabul edildiği anlamına gelmez. Bu ayrımı yapmadığımızda tarih anlatısı ile dinî hükmü birbirine karıştırmış oluruz.


Benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta başka. Bugün gizli ilimlerle ilgilenen birçok insan doğrudan “sonuç” peşinde koşuyor: Hangi şekil ne demek, hangi hesap nasıl yapılır, hangi işaret neyi haber verir? Oysa bundan önce sorulması gereken çok daha önemli sorular var. Bu sistem kimler tarafından kullanıldı, hangi yüzyılda nasıl değişti, matematiksel yapısı neydi, hangi kültürlere geçti ve zamanla hangi yeni anlamlar üzerine eklendi? Bunları bilmeden uygulamayı öğrenmek, bir dilin gramerini bilmeden ezberlenmiş üç cümleyi tekrar etmeye benziyor.


Remil tam da bu nedenle benim gözümde ilginçtir. Çünkü aynı nesnenin içinde matematik tarihi, kültür aktarımı, metafizik düşünce, kehanet geleneği ve insanın belirsizliği anlama arzusu yan yana duruyor. Bir tarafta on altı şeklin şaşırtıcı derecede düzenli kombinasyonları var; diğer tarafta bu kombinasyonlardan görünmeyen hakkında bilgi çıkarılabileceğine dair tarihî bir inanç bulunuyor. Birini gördüğümüz için diğerini kanıtlanmış sayamayız. Fakat diğerini reddetmek uğruna birincisini de yok sayamayız.


Belki de remilin bize bugün öğretebileceği en önemli şey, geleceği haber verip vermediğinden önce başka bir sorudur: İnsan neden bin yıldan fazla süre boyunca rastlantının içinde anlam aradı? Kum üzerindeki birkaç noktanın arkasında bir düzen bulunduğuna inanmak yalnızca geçmişe ait bir merak mıydı, yoksa insan zihninin kaos karşısında düzen arama eğiliminin çok eski bir örneği miydi? Remili ciddi biçimde araştırmak istiyorsak, bence işe “fal doğru çıkıyor mu?” sorusundan değil, tam buradan başlamalıyız.


— Kürşad Berkkan

Eğitimlerimiz

Kürşad Berkkan eğitim ve ders içeriklerini inceleyebilirsiniz.

12 EĞİTİM & PAKET
KAPSAMLI EĞİTİM

Havas Eğitimi

5.000 TL

Ayet, dua, esma, vefk ve tılsım uygulamalarından korunma, şifa, rızık ve hacet çalışmalarına kadar Havas ilmini usulüyle öğreten kapsamlı eğitim.

Eğitimi İncele
MANEVİ ÇALIŞMALAR

Metafizik Eğitimi

3.000 TL

Metafizik olayları tanıma, ruhsal etkileri ayırt etme, korunma ve manevi şifa çalışmalarını ele alan eğitim.

Eğitimi İncele
UYGULAMALI EĞİTİM

Astral Seyahat Eğitimi

1.500 TL

Bilinç geçişleri, korunma, korkuyu yönetme ve kontrollü astral deneyim yöntemlerini öğreten eğitim.

Eğitimi İncele
NİYET & HEDEF

İslami Manifest: Tezahür – Çekim Yasası Eğitimi

1.000 TL

Niyet, dua, tevekkül ve hedef çalışmalarını İslami ölçüler içerisinde ele alan uygulamalı eğitim.

Eğitimi İncele
ZİHİNSEL PERFORMANS

Süper Beyin Eğitimi

499 TL

Hafıza, dikkat, öğrenme, odaklanma ve zihinsel performans üzerine hazırlanan eğitim.

Eğitimi İncele
AUDIO + PDF

Frekanslar Paketi

499 TL

Farklı amaçlara yönelik frekans çalışmalarını ve kullanım yöntemlerini içeren Audio + PDF paketi.

Paketi İncele
ÖZEL DERSLER

Saatlerin Hazinesi Dersleri

1.000 TL

Günlerin ve saatlerin manevi çalışmalardaki yeri ile uygun vakit seçiminin inceliklerini ele alan dersler.

Dersleri İncele
ARINMA & KORUNMA

Ruhsal Detoks – Manevi Hastalıklara Çözüm Dersleri

1.000 TL

Nazar, negatiflik, vesvese ve manevi ağırlık gibi meselelerde arınma ve korunma çalışmalarını ele alan dersler.

Daha önce bizden eğitim alanlara 500 TL.

Dersleri İncele
ÜCRETSİZ HEDİYE

Esma-ül Hüsna Batıni Dersleri

Ücretsiz Hediye

Esma-ül Hüsna'nın manevi inceliklerini, niyetlerini ve kullanım ölçülerini ele alan özel dersler.

Havas Eğitimi alanlara ücretsizdir.

Dersleri İncele
ÜCRETSİZ HEDİYE

Tembellik ile Mücadele Eğitimi

Ücretsiz Hediye

Erteleme ve harekete geçememe sorununa karşı zihinsel ve manevi çalışma yöntemleri.

İslami Manifest Eğitimi alanlara ücretsizdir.

Eğitimi İncele
ÜCRETSİZ HEDİYE

Korku ile Mücadele Eğitimi

Ücretsiz Hediye

Korkuyu yönetmeye ve manevi çalışmalarda daha sakin ilerlemeye yardımcı eğitim.

Astral Seyahat Eğitimi alanlara ücretsizdir.

Eğitimi İncele

Yorumlar (0)

Yorum için giriş yap.

Büyütülmüş Resim
✓ Link kopyalandı!