🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor. 🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor.

Aramak istediğiniz içeriği yazın

Bana yaz Bay Bilge
Hamide Demir

Hamide Demir

Doğrulanmış Yazar
20Yazı
398Okunma
0Yorum

Nur-u Kadim: Evrenin Mimarı'na Kırk Basamaklı Yükseliş" 40 kapı kırk anahtar ,Erbain-i İdrisiyye:

Nur-u Kadim: Evrenin Mimarı'na Kırk Basamaklı Yükseliş" 40 kapı kırk anahtar ,Erbain-i İdrisiyye:

Erbaîn-i İdrisiyye (veya Esma-i İdrisiyye), Hz. İdris (a.s.)’a vahyedildiği rivayet edilen, 40 esmadan oluşan oldukça tesirli ve kadim bir duadır. Bu duaların her birinin kendine has faziletleri ve havası (sırları) olduğu kabul edilir.

Erbaîn-i İdrisiyye Duası Hakkında Önemli Notlar

​Kaynağı: Bu dualar Şeyh Şahabüddin Sühreverdi gibi büyük zatların eserlerinde (el-Varidat gibi) yer alır.

​Adabı: Bu esmaların genellikle temiz bir kalp, abdestli bir şekilde ve belirli sayılarda okunması tavsiye edilmiştir.

​İçeriği: Duaların tamamı Allah’ın farklı tecellilerini ve isimlerini zikrederek O’ndan yardım istemeyi Erbaîn-i İdrisiyye’nin (Esma-i İdrisiyye) 40 isminin tamamını, orijinal Arapça metni, Latin harfleriyle okunuşu ve Türkçe anlamlarıyla birlikte aşağıda bulabilirsiniz. Bu metin, manevi derinliği yüksek olan tam halidir.

Erbaîn-i İdrisiyye (40 İsim)

1. سُبْحَانَكَ لاَ اِلَهَ اِلاَّ اَنْتَ يَا رَبَّ كُلِّ شَيْءٍ وَ وَارِثَهُ وَ رَازِقَهُ وَ رَاحِمَهُ

Okunuşu: Sübhaneke lâ ilâhe illâ ente yâ rabbe külli şey’in ve vârisehû ve râzikahû ve râhimeh.

Anlamı: Seni tenzih ederim, Senden başka ilah yoktur. Ey her şeyin Rabbi, varisi, rızıklandırıcısı ve merhametlisi!

2.يَا اِلَهَ اْلاَلِهَةِ الرَّفِيعَ جَلاَلُهُ

Okunuşu: Yâ ilâhel âlihetir-refîi celâlüh.

Anlamı: Ey ilahların ilahı, celali (yüceliği) çok yüksek olan!

3. يَا اَللهُ الْمَحْمُودُ فِي كُلِّ فِعَالِهِ

Okunuşu: Yâ Allâhül mahmûdü fî külli fiâlih.

Anlamı: Ey bütün işlerinde övülmeye layık olan Allah!

4. يَا رَحْمَنَ كُلِّ شَيْءٍ وَ رَاحِمَهُ

Okunuşu: Yâ rahmâne külli şey’in ve râhimeh.

Anlamı: Ey her şeye merhamet eden ve acıyan (Rahman ve Rahim)!

5. يَا حَيُّ حِينَ لاَ حَيَّ فِي دَيْمُومِيَّةِ مُلْكِهِ وَ بَقَائِهِ

Okunuşu: Yâ hayyü hîne lâ hayye fî deymûmiyyeti mülkihî ve bekâih.

Anlamı: Ey mülkünün bekasında, hiçbir canlı yokken diri olan!

6. يَا قَيُّومُ فَلاَ يَفُوتُ شَيْءٌ مِنْ عِلْمِهِ وَ لاَ يَئُودُهُ

Okunuşu: Yâ kayyûmü felâ yefûtü şey’ün min ilmihî velâ yeûdüh.

Anlamı: Ey Kayyum! Hiçbir şey O'nun ilminden kaçmaz ve O'na ağır gelmez.

7. يَا وَاحِدُ الْبَاقِي اَوَّلَ كُلِّ شَيْءٍ وَ اٰخِرَهُ

Okunuşu: Yâ vâhidül bâkî evvelü külli şey’in ve âhiruh.

Anlamı: Ey her şeyin evveli, ahiri ve baki kalan tek varlığı!

8. يَا دَائِمُ بِلاَ فَنَاءٍ وَ لاَ زَوَالَ لِمُلْكِهِ وَ بَقَائِهِ

Okunuşu: Yâ dâimü bilâ fenâin velâ zevâle limülkihî ve bekâih.

Anlamı: Ey mülkü ve bekası için zeval ve yokluk olmayan, daimi olan!

9. يَا صَمَدُ مِنْ غَيْرِ شِبْهٍ فَلاَ شَيْءَ كَمِثْلِهِ

Okunuşu: Yâ samedü min gayri şibhin felâ şey’e kemislih.

Anlamı: Ey hiçbir benzeri olmayan, hiçbir şey O'nun misli olmayan Samed!

10.يَا بَارِئُ فَلاَ شَيْءَ كُفْوٌ لَهُ وَ لاَ اِمْكَانَ لِوَصْفِهِ

Okunuşu: Yâ bâria felâ şey’e küfvün lehû velâ imkâne livasfih.

Anlamı: Ey hiçbir dengi olmayan ve vasfının anlatılması imkansız olan!

11.يَا كَبِيرُ اَنْتَ الَّذِي لاَ تَهْتَدِي الْقُلُوبُ لِعَظَمَتِهِ

Okunuşu: Yâ kebîru entellezî lâ tehtedil kulûbü liazametih.

Anlamı: Ey azametine kalplerin yol bulamadığı Büyük!

12. يَا بَارِئَ النُّفُوسِ بِلاَ مِثَالٍ خَلاَ مِنْ غَيْرِهِ

Okunuşu: Yâ bâri’en nüfûsi bilâ misâlin halâ min gayrih.

Anlamı: Ey ruhları başka bir örneğe ihtiyaç duymadan yaratan!

13.يَا زَكِيُّ الطَّاهِرُ مِنْ كُلِّ اٰفَةٍ بِقُدْسِهِ

Okunuşu: Yâ zekiyyüt tâhiru min külli âfetin bikudsih.

Anlamı: Ey kutsallığı ile her türlü afetten tertemiz olan!

14. يَا كَافِي الْمُوَسِّعُ لِمَا خَلَقَ مِنْ عَطَايَا فَضْلِهِ

Okunuşu: Yâ kâfiyel müvessi’u limâ halaka min atâyâ fazlih.

Anlamı: Ey yarattıklarına lütfuyla yeten ve genişleten!

15. يَا نَقِيًّا مِنْ كُلِّ جَوْرٍ لَمْ يَرْضَهُ وَ لَمْ يُخَالِطْهُ فِعَالُهُ

Okunuşu: Yâ nakkıyyen min külli cevrin lem yerdahu ve lem yühalithü fialüh.

Anlamı: Ey zulmün her türlüsünden pak olan ve işine asla zulüm karışmayan!

16. يَا حَنَّانُ اَنْتَ الَّذِي وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَتُهُ

Okunuşu: Yâ hannânü entellezî vesi’te külle şey’in rahmeten ve ilmen.

Anlamı: Ey her şeyi rahmet ve ilmiyle kuşatan Hannan!

17.يَا مَنَّانُ ذَا اْلاِحْسَانِ قَدْ مَنَنْتَ عَلَى جَمِيعِ الْخَلاَئِقِ بِفَضْلِكَ

Okunuşu: Yâ mennânü zül ihsâni kad menente alâ cemîil halâikı bifadlik.

Anlamı: Ey ihsan sahibi olan ve tüm mahlukata lütfuyla ihsanda bulunan!

18.يَا دَيَّانَ الْعِبَادِ كُلٌّ يَقُومُ خَاضِعًا لِهَيْبَتِهِ وَ رَغْبَتِهِ

Okunuşu: Yâ deyyânel ıbâdi küllün yekûmü hadian liheybetihî ve ragbetih.

Anlamı: Ey kulların, heybetinden boyun eğerek huzuruna durduğu Deyyan!

19. يَا خَالِقَ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَ اْلاَرْضِ وَ كُلٌّ اِلَيْهِ مَعَادُهُ

Okunuşu: Yâ hâlika men fîs semâvâti vel ardı ve küllün ileyhi meâdüh.

Anlamı: Ey yer ve göktekilerin yaratıcısı, herkesin dönüşü O’nadır!

20. يَا رَحِيمَ كُلِّ صَرِيخٍ وَ مَكْرُوبٍ وَ غِيَاثَهُ وَ مَعَاذَهُ

Okunuşu: Yâ rahîme külli sarîhın ve mekrûbin ve gıyâsehû ve meâzeh.

Anlamı: Ey darda kalanların merhametlisi, yardımcısı ve sığınağı!

21. يَا تَامُّ فَلاَ تَصِفُ اْلاَلْسُنُ كُلَّ كُنْهِ جَلاَلِهِ وَ مُلْكِهِ وَ عِزِّهِ

Okunuşu: Yâ tâmme felâ tasifül elsunü külle künhi celâlihî ve mülkihî ve izzih.

Anlamı: Dillerin, celalinin ve izzetinin özünü anlatamadığı Tam olan!

22. يَا مُبْدِعَ الْبَدَائِعِ لَمْ يَبْغِ فِي اِنْشَائِهَا عَوْنًا مِنْ خَلْقِهِ

Okunuşu: Yâ mübdiel bedâyii lem yebga fî inşâihâ avnen min halkıh.

Anlamı: Eserlerini yaratırken hiçbir yardımcıya ihtiyaç duymayan!

23. يَا عَلاَّمَ الْغُيُوبِ فَلاَ يَفُوتُ شَيْءٌ مِنْ حِفْظِهِ

Okunuşu: Yâ allâmel guyûbi felâ yefûtü şey’ün min hıfzıh.

Anlamı: Gaipleri bilen, hiçbir şeyin korumasından kaçmadığı Alim!

24.يَا حَلِيمُ ذَا اْلاَنَاةِ فَلاَ يُعَادِلُهُ شَيْءٌ مِنْ خَلْقِهِ

Okunuşu: Yâ halîmü zel enâti felâ yuâdilühû şey’ün min halkıh.

Anlamı: Yumuşak davranan (Halim), hiçbir yaratığın kendisiyle yarışamadığı!

25. يَا مُعِيدَ مَا اَفْنَاهُ اِذَا بَرَزَ الْخَلاَئِقُ لِدَعْوَتِهِ مِنْ مَخَافَتِهِ

Okunuşu: Yâ muidü mâ efnâhü izâ barazel halâiku lida’vetihî min mehâfetih.

Anlamı: Herkes korkuyla çağrısına geldiğinde, yok olanı geri getiren!

26. يَا حَمِيدَ الْفِعَالِ ذَا الْمَنِّ عَلَى جَمِيعِ خَلْقِهِ بِلُطْفِهِ

Okunuşu: Yâ hamîdel fialı zel menni alâ cemîi halkıhî bilutfih.

Anlamı: İşleri övülen, mahlukata lütfuyla ihsan eden!

27. يَا عَزِيزُ الْمَنِيعُ الْغَالِبُ عَلَى جَمِيعِ اَمْرِهِ فَلاَ شَيْءَ يُعَادِلُهُ

Okunuşu: Yâ azîzel menîal gâlibü alâ cemîi emrihî felâ şey’e yuâdilüh.

Anlamı: Emrinde galip olan, hiçbir şeyin dengi olmadığı Aziz!

28. يَا قَاهِرُ ذَا الْبَطْشِ الشَّدِيدِ اَنْتَ الَّذِي لاَ يُطَاقُ انْتِقَامُهُ

Okunuşu: Yâ kâhire zel batşiş şedîdi entellezî lâ yütâku intikâmüh.

Anlamı: Azabı şiddetli olan, intikamına güç yetirilemeyen Kahhar!

29. يَا قَرِيبُ الْمُتَعَالِي فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ عُلُوُّ ارْتِفَاعِهِ

Okunuşu: Yâ karîbel müteâlî fevka külli şey’in uluvvü irtifâih.

Anlamı: Her şeyden çok yüce olduğu halde, her şeye yakın olan!

30. يَا مُذِلَّ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ بِقَهْرِ عَزِيزِ سُلْطَانِهِ

Okunuşu: Yâ müzille külli cebbârin inîdin bikahri azîzi sultânih.

Anlamı: Zorbaları saltanatının gücüyle zelil kılan!

31. يَا نُورَ كُلِّ شَيْءٍ وَ هُدَاهُ اَنْتَ الَّذِي فَلَقَ الظُّلُمَاتِ نُورُهُ

Okunuşu: Yâ nûra külli şey’in ve hüdâhü entellezî felakas zulümâti nûruh.

Anlamı: Her şeyin nuru ve hidayeti, karanlıkları nuruyla yaran!

32. يَا قُدُّوسُ الطَّاهِرُ مِنْ كُلِّ سُوءٍ فَلاَ شَيْءَ يُعَادِلُهُ مِنْ جَمِيعِ خَلْقِهِ

Okunuşu: Yâ kuddûsüt tâhiru min külli sûin felâ şey’e yüâdilühû min cemîi halkıh.

Anlamı: Her kötülükten pak, mahlukatından hiçbirinin dengi olmadığı Kuddüs!

33. يَا عَالِي الشَّامِخُ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ عُلُوُّ ارْتِفَاعِهِ

Okunuşu: Yâ âliyeş şâmıha fevka külli şey’in uluvvü irtifâih.

Anlamı: Yüksekliği her şeyin fevkinde olan en Yüce!

34.

Arapça: يَا مُبْدِئَ الْبَدَايَا وَ مُعِيدَهَا بَعْدَ فَنَائِهَا بِقُدْرَتِهِ

Okunuşu: Yâ mübdiel bedâyâ ve muîdehâ ba’de fenâihâ bikudretih.

Anlamı: Kudretiyle her şeyi başlatan ve yok olduktan sonra döndüren!

35.يَا جَلِيلُ الْمُتَكَبِّرُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ فَالْعَدْلُ اَمْرُهُ وَ الصِّدْقُ وَعْدُهُ

Okunuşu: Yâ celîlül mütekebbiru alâ külli şey’in vel adlü emruhû ves sidku va’düh.

Anlamı: Her şeyden büyük, emri adalet, vaadi sadakat olan Celil!

36. يَا مَحْمُودُ فَلاَ تَبْلُغُ اْلاَوْهَامُ كُلَّ كُنْهِ ثَنَائِهِ وَ مَجْدِهِ

Okunuşu: Yâ mahmûdü felâ teblugul evhâmü külle künhi senâihî ve mecdih.

Anlamı: Vehimlerin (akılların), sena ve şanının özüne eremediği Mahmud!

37.يَا كَرِيمَ الْعَفْوِ ذَا الْعَدْلِ اَنْتَ الَّذِي مَلَأَ كُلَّ شَيْءٍ عَدْلُهُ

Okunuşu: Yâ kerîmel afvi zel adli entellezî mele’e külle şey’in adlüh.

Anlamı: Affı kerem, adaleti her şeyi kuşatmış olan!

38. يَا عَظِيمُ ذَا الْكِبْرِيَاءِ وَ الْعَظَمَةِ فَلاَ تَسْتَقِلُّ الْعُقُولُ كُنْهَ عَظَمَتِهِ

Okunuşu: Yâ azîmü zel kibriyâi vel azameti felâ yestakıllul ukûlü künhe azametih.

Anlamı: Kibriya sahibi, akılların azametini kavrayamadığı Azim!

39. يَا كَرِيمَ اْلاِحْسَانِ ذَا الْعَفْوِ اَنْتَ الَّذِي مَلَأَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَتُهُ

Okunuşu: Yâ karîmül ihsâni zel afvi entellezî mele’e külle şey’in rahmetüh.

Anlamı: İhsanı bol, rahmeti her şeyi doldurmuş olan Kerim!

40. يَا عَزِيزُ لاَ يُضَامُ عِزُّهُ

Okunuşu: Yâ azîzü lâ yudâmu izzüh.

Anlamı: İzzetine asla zeval gelmeyen, sarsılmaz Aziz!

Bu duaların sonuna genellikle "Ya Allah, bi rahmetike ya erhamer rahimin" diyerek bağışlama dilenir.

Not: Bu esmaların okunma sayıları ve özel terkipleri (havas ilmi) kişiden kişiye veya niyete göre değişebilir. Genel bir vird olarak her gün 1'er kez okunması bile büyük manevi huzur verir. Selam ve dua ile

Yorumlar (0)

Yorum için giriş yap.

Büyütülmüş Resim
✓ Link kopyalandı!