🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor. 🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor.

Aramak istediğiniz içeriği yazın

Yazar

Alper Karakaş

Toplam 19 makale
Bu yazı 16 görüntülenme

Değersizlik Hissinin Gölgesinde: Kur'anî Bir Bakış ve İzzet-i Nefsi Koruma Sanatı


Değersizlik Hissinin Gölgesinde: Kur'anî Bir Bakış ve İzzet-i Nefsi Koruma Sanatı

Hayatta en acı veren anlardan biri, sevginin veya emeğin var olduğu bir bağda özenin tek taraflı kalmasıdır. İster aile, ister dostluk, ister iş ilişkisi olsun; bir tarafta fedakârlık dağ gibi büyürken diğer tarafta bu emeğin hiçe sayılması ruhu yaralar. Bu noktada kritik bir soru doğar: Değersiz hissettirildiğim yerde "sabır" adı altında kalmalı mıyım, yoksa sınır çizip gitmeli miyim?

Birçok insan, "Burada kalırsam belki kazanırım, belki düzelir, belki ihtiyacım olanı alırım" diyerek değersizliği yutar. Ancak bu bir "kazanç" değil, ağır bir "yıkımdır".

Kur'an-ı Kerim’de "Nefis Terbiyesi" Kendini Değersizleştirmek midir?

Toplumda yanlış bir "sabır" ve "nefis terbiyesi" algısı vardır. Sanki nefis terbiyesi, her türlü hakarete, değersizliğe ve haksızlığa boyun eğmekmiş gibi algılanır. Oysa Kur'an-ı Kerim’de "Değersizleştirildiğiniz yerde kalın" gibi bir ibare asla yoktur. Tam tersine, Kur'an "izzeti" (onuru) korumayı emreder:

 * Hicretin Gerekliliği (Nisa Suresi, 97):

  Bu ayet, değersizliğin ve zulmün olduğu yerde kalanlara çok sert bir uyarıdır. Melekler, canlarını alırken onlara "Ne iş yapmaktaydınız?" diye sorar. Onlar da "Biz yeryüzünde çaresizdik, baskı altındaydık" derler. Meleklerin cevabı ise sarsıcıdır: "Allah'ın arzı geniş değil miydi? Orada hicret etseydiniz ya!"

  Örnek: Eğer bir iş yerinde emeğin sürekli sömürülüyor ve insanlık onurun çiğneniyorsa, "rızık korkusuyla" orada kalıp kendini yok etmek yerine, rızkı verenin Allah olduğunu bilerek yeni kapılar aramak bir imandır.

 * Körleşmiş Bağlardan Dönmek (Bakara Suresi, 142):

  "Aptallar, 'Onlar eski kıblelerinden niçin döndüler?' diyecekler. De ki: Doğu da Batı da Allah'ındır."

  Bu ayet, "eski alışkanlıklara, bize zarar veren eski ilişkilere" sırf geçmişin hatırı var diye bağlı kalmanın doğru olmadığını anlatır. Değersizleştirildiğin bir yerde "eski kıble" gibi çakılı kalmak değil, Allah'ın geniş arzında yeni bir yöne (yeni bir hayata) dönmek haktır.

 * Adalet Nefisten Başlar (Nisa Suresi, 135):

  "Kendiniz, ana-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, adaletten ayrılmayın..."

  Adalet sadece başkasının hakkını vermek değildir; kendi ruhunun hakkını (değerini) teslim etmektir. Bir aile bağında bile olsa, size zulmediliyorsa "aile" diye susmak, Allah'ın emrettiği adaleti kendi ruhunuzdan esirgemektir.

Bir Şey Kazanmak İçin Değersizliği Yutmak Mantıklı mı?

Günümüzde birçok kişi stratejik düşünerek; "Müdürün hakaretine katlanayım ki terfi alayım" veya "Bu arkadaşın saygısızlığına susayım ki yalnız kalmayayım" der.

 * Gerçek Kazanım Nedir?

  Kur'an bize Mücadele Suresi 21. ayette şunu söyler: "Allah yazmıştır ki: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz." Bu galibiyet, maddiyat galibiyeti değil, karakter ve onur galibiyetidir. Değersizlik içinde elde edilen bir makam veya ilişki, sahibini de değersizleştirir. Altın bir kafeste yaşasanız bile, eğer kafesin içindeyken "hiç" sayılıyorsanız, o altın sadece bir yüktür.

 * Sınır Çizmek Kaçmak Değildir:

  Değersizlik hissettiğinizde mesafe koymak, kin gütmek değil, ruhun savunma mekanizmasıdır. Peygamberlerin hayatına baktığımızda, tebliğlerini reddeden ve kendilerini aşağılayan toplumlardan uzaklaştıklarını (Hicret ettiklerini) görürüz. Bu bir "terk ediş" değil, daha güçlü bir "varoluş" hazırlığıdır.

Psikolojik ve Manevi Çözüm: Ne Yapmalı?

 * Sınır Belirleme: İlk adım, "Bu davranış beni değersiz hissettiriyor ve bunu kabul etmiyorum" diyebilmektir. Kavga etmeden, net bir duruş sergilemek imanın bir parçasıdır.

 * Gitmeyi Göze Almak: Gitme ihtimali olmayan birinin koyduğu sınır, karşı taraf için sadece bir gürültüdür. Kendinize şu soruyu sorun: "Kaybedeceğim şey, özsaygımdan daha mı değerli?" Cevap hayır ise, imkanları oluşturup o ortamdan uzaklaşmak gerekir.

 * Yalnızlıktan Korkmamak: Birçok kişi değersizlikten değil, yalnızlıktan korktuğu için kalır. Oysa Allah, onurlu bir yalnızlığı, değersiz bir kalabalığa her zaman tercih etmemizi ister.

Sonuç

Değersizlik hissettiğin yerde kalmak sabır değil, nefse yapılan bir zulümdür. İslam’da nefis terbiyesi; egoyu, kibri ve kötü arzuları dizginlemektir; Allah'ın size verdiği "insanlık onurunu" ayaklar altına aldırmak değildir.

Bırak, seni eksilten yerden kalk. O kalkış, korkak bir kaçış değil; aksine, onurlu bir doğuştur. Çünkü kökleri yaralanan bir ağaç, daha sağlam topraklara tutunmak için bazen yerini değiştirmek zorundadır.

Unutma: Sen değerlisin, çünkü Allah seni doğrudan muhatap alıp sana ruhundan üflemiştir. Kimsenin bu ruhu incitmesine izin verme.



Fikirlerinizi Paylaşın (0)

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar