Bilâl-i Habeşî (ra), İslâm'ın ilk müezzini, tevhid inancı uğruna aşılamaz işkencelere göğüs geren direnişin sarsılmaz sembolüdür.
İşkenceler ve Ehad Nidası
Mekke'de köleyken İslâm'ı kabul etmiş, inancı duyulunca efendisi Ümeyye bin Halef tarafından kızgın kumlara yatırılıp üzerine ağır kayalar konmuştur.
Bütün bu caniyane işkencelere rağmen putları reddetmiş, kızgın çölde yalnızca "Ehad, Ehad" (Allah birdir) diyerek haykırmıştır.
Hz. Ebû Bekir (ra) tarafından yüksek bir bedel ödenerek satın alınıp özgürlüğüne kavuşturulmuş ve İslâm kardeşliğinin şerefli bir üyesi olmuştur.
Onun kızgın kumlardaki o kısık ama kudretli sesi, şirkin karanlığını parçalayan en güçlü tevhid manifestosudur.
İlk Müezzin Oluşu ve Gazveler
Medine'ye hicretten sonra ezan meşru kılındığında, gür ve yanık sesiyle İslâm tarihindeki ilk ezanı okuma şerefine nail olmuştur.
Bedir dâhil bütün savaşlara katılmış, Bedir meydanında kendisine işkence eden eski efendisi Ümeyye bin Halef'i öldürerek ilahi adaleti tesis etmiştir.
Mekke'nin fethi günü Kâbe'nin damına çıkarak okuduğu ezan, İslâm ordularının putperestlik karşısındaki mutlak zaferinin ilanı olmuştur.
Hz. Peygamber'in (sav) vefatından sonra ayrılık acısına dayanamayarak ezan okumayı bırakmış ve Şam'a yerleşip fetihlere katılmıştır.
İrkçılığın ve köleliğin ayaklar altına alındığı İslâm nizamında, imanıyla gökleri inleten ve asırlara yankılanan eşsiz bir sestir.
Vefatı ve Kabri
Altmış yaşlarında Şam'da hastalanmış, "Yarın dostlarıma kavuşacağım" diyerek vefat etmiş ve Bâbüssagîr Kabristanı'na defnedilmiştir.
Yorumlar (0)
Yorum için giriş yap.