🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor. 🌟 Bilgi Paylaştıkça Çoğalır! En güncel içerikler için bizi takip edin. 📚 Yeni yazılarımızı kaçırmayın! ✨ Her gün yeni içerikler ekleniyor.

Aramak istediğiniz içeriği yazın

Bana yaz Bay Bilge
Süper Admin

Süper Admin

Doğrulanmış Yazar
37Yazı
93Okunma
0Yorum

Allah'ın Cemal, Cemil sıfatları ile Cud ve Seha kavramları

Allah'ın Cemal, Cemil sıfatları ile Cud ve Seha kavramları

İnsanoğlu, Yaratıcı’nın sıfatlarını kavramaya çalışırken kelimelerin rehberliğine ihtiyaç duyar. Kâinat kitabında Cenâb-ı Hakk’ın tecellileri temelde iki ana pencereden seyredilir: O’nun azamet ve haşmetini yansıtan “Celâl” ve sonsuz merhametini, zarafetini sergileyen “Cemâl”.

Bir Şemsiye Kavram Olarak "Cemal" Özünde kusursuz bir güzelliği barındıran "Cemal", aynı zamanda Allah’ın "Cemîl" isminin de köküdür. Yaratıcı’nın cemâlî isimleri o kadar engin bir mana dünyasına sahiptir ki; O’nun varlıklara şefkatini (Rahmân, Rahîm), rızık verişini (Rezzak), hayat bahşedişini (Muhyi), kâinatı süsleyişini (Müzeyyin) ve kullarının kusurlarını şifa ile örtüşünü (Şafi, Gaffar, Settar, Latîf, Kerim) tek bir kelimede özetler. "Cemal" kelimesi zikredildiğinde, ruhumuzda bu nurlu ve merhamet dolu isimlerin tamamı aynı anda yankı bulur.

Vermek ve İhsan Etmek: Cûd ve Sehâ Arasındaki İnce Çizgi İlahî ikramın doğasına indiğimizde karşımıza birbirine çok benzeyen iki kavram çıkar: Cûd ve Sehâ. Yüzeysel bir bakışla her ikisi de "cömertlik ve el açıklığı" olarak tercüme edilebilir. Ancak mananın derinliklerine daldığımızda, aralarındaki o muazzam edep ve çap farkını görürüz.

İslam literatüründe Allah için sıklıkla Cevvâd (Cûd sahibi) ismi kullanılırken, Sahî (Sehâvet sahibi) isminin pek anılmaması tesadüf değildir.

  • Sehâvet: İnsanın kendi elindeki sınırlı maldan ve imkânlardan muhtaçlara bolca dağıtmasıdır. Burada bir sınır ve miktar söz konusudur.
  • Cûd: Sınırların tamamen ortadan kalktığı yerdir. Cevvâd olan Yaratıcı, muhtaçların neye ihtiyacı olduğunu onlar daha dile getirmeden bilir. Kulun el açıp yalvarmasını, kapıya gelip müracaat etmesini dahi beklemeden onun imdadına koşan, eksiğini gideren kusursuz bir cömertliktir.
Tam da bu ince farktan ötürü, Üstad Hazretleri ilahî cömertliği "sehâvet" kelimesiyle anlatırken yanına hudutları kaldıran bir sıfat ekler: "Sehâvet-i mutlaka". Mutlak; hiçbir şarta, kayda veya sınıra tabi olmayan demektir. Sehâvet kelimesi "mutlak"lık zırhını giydiğinde ancak "Cûd" ile aynı ilahî enginliğe ulaşabilir.

Sonsuzluğun İki Yüzü: Sermedî ve Ebedî Kelimelerin dünyasındaki bu edebi zenginlik, sıfatların sonsuzluğunu tarif ederken de karşımıza çıkar. Allah'ın güzelliği (Cemal) için "sermedî", kusursuzluğu (Kemal) için ise "ebedî" tabirlerinin kullanılması, aralarında bir mana ayrılığı olduğundan değil, tamamen üsluptaki tekrardan kaçınma zarafetinden kaynaklanır.

Zira Cenâb-ı Hakk’ın tüm sıfatları zamanın ötesindedir. Sermedî kavramı, hem başlangıcı olmayan (ezelî) hem de sonu olmayan (ebedî) manasını tek başına sırtlar. Zamanın iki ucunu birleştiren bir sonsuzluk halidir. Dolayısıyla kelimeler birbirinin yerine rahatlıkla geçebilir; O’nun kemali ne kadar sermedî ise, cemali de bir o kadar ebedîdir. Değişen sadece harflerdir, işaret ettikleri mutlak sonsuzluk hakikati ise hep aynı kalır.

bu yazıyı beğendi

Yorumlar (0)

Yorum için giriş yap.

Büyütülmüş Resim
✓ Link kopyalandı!